Endişesiz bir hayat

Geçenlerde Burak ile bir yürüyüşümüz sırasında kendisi açık seçik söylemese de bazı konularda endişeleri olduğunu hissettim. Yol boyunca azılı düşmanımız ”endişe” ile nasıl başa çıkarsın üzerine bir konuşma yaptım kendisine. Bitişinde yüzünde bir gülümseme dilinde de ”evet haklısın” vardı.

Endişe.

Bir zamanlarımın azılı belası, hayatımı yok yere sömüren düşman.

Endişenin ebeveynden çocuga geçmesi şaşırtıcı değil. Anne baba hayata karşı ne kadar endişeli ise çocuklarda aynı oranda endişeyi taşıyorlar içlerinde. Ta ki bir çocuk kendisine sorular sorup, endişesiz bir yaşam sürmek isteyene kadar. Tabi bu herkes için geçerli olan bir durum değil. Çoğumuz hayatımız boyunca endişeler üzerinden kendimizi ve çevremizdekileri yiyip bitiriyoruz.

Endişe ise esasında var olmayan, henüz vuku bulmamış ve büyük bir olasıkla hiç de gerçekleşmeyecek en kötü senaryoların kafamızda dönüp durmasıdır. Varsayımlarımızdır.

Peki en kötü senaryolarımız dahi gerçekleşse ne olur ?

Görüşmeye girdiğin, o çalışmayı çok istediğin şirketteki role kabul edilmesen ne olur ? Başka bir rol, başka bir yol seni bekler.

Yeni kurduğun işin, hedeflediğin kazancı hedeflediğin sürede getirmese ne olur ? Daha uzun vadede getirir. Hiç getirmeyebilir. Batabilirsin. Ve yeni bir başlangıç tekrar seni bekler. Bu süreçte açta, açıkta kalmayacağına eminim. Dön ve geçirdiğin yıllara bak. Hiç aç kaldın mı ?

Bir anne yetişkin çocuğu için, bir yetişkin ise ana babası için endişelenebilir. Ne için ? Bir yetişkinin yaşamı, verdiği kararlar ailen dahi olsa senin ellerinde midir ?

Kendini geçip bir de  ülken ve dünya için endişelenmek konsepti var ki. Bu ve bir önceki aile endişelerinde sorular sormak ve içimizi ferahlatacak bir noktadan bakmak yurdum insanı için ileri seviye bir ders.

Bu nedenle öncelikle kendimizden başlamak, endişe yumağını içimizde hissettiğimizde neye,ne için endişelendiğimizi kendimize sormak ilk adımımız olabilir.

Ve belki de yapmamız gereken tek şey, en vahim endişemizin ne olduğunu tekrar tanımlamak olacaktır.

Senin en büyük endişen ne şu anda ?

Endişesiz bir hayat” için 2 yorum

  1. Özge Zeybek

    Bir süredir uzaklaşmaya çalıştığım ve üzerinde çalıştığım konu işte bu.
    hayatımı ne şekilde etkilediğini bildiğimden, çocuk sahibi olduktan sonra en büyük korkularımdan biri endişe halini ona bulaştırmak.. üzerinde çalışıyorum, umarım üstesinden gelicem.
    Seni kocaman öpüyorum Dicle’cim..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s