Sabah ilk iş

Processed with VSCO with f2 preset

Sabah ilk iş koşturmaya başlamak okul zamanlarından bir alışkanlık adeta. Annenin ”çabuk servis gidecek!” çığlıkları, çorabının kaçması, saçının istediğin gibi olmaması, o günki dersin defterini yanına almayı unutman…Hepsi bir koşturmaya kurban gider.

Uzun okul yılları boyunca devam eden bu sabah sıkıntısı iş hayatında da kendini gösterir. Dokuzda masa başında olmadan önce hızlıca yataktan fırlar, giyinir, saçı başı tarar ve evden apar topar çıkarsın. Şayet İstanbul trafiğidir söz konusu olan ve şaka değildir.

Yaş 30 a gelince ve yavaş akan basit bir hayatı tercih edince sabahların kıymeti ortaya çıkıyor. Şimdi geri dönüp 10 yıllık kurumsal çalışma hayatıma ve öğrencilik yıllarıma baktığımda her sabah aklımda, kendim dışında bir konu ile uyandığımı anımsıyorum. Bir yandan tüm gece hareketsiz kalmış vücudumu hızlıca yataktan çıkarma gafletini gösterip sakatlanma yüzdemi arttırırken bir yandan zihnimin hep dolu olduğunu hatırlıyorum.

Esasında her yeni sabah kendi gününü istediğin şekilde yaratmak için bir şans. Güne nasıl başladığın, İstanbul trafiği, oturduğun semt, çocukları okula yetiştirme gerekliliğine rağmen diğer her şey gibi sadece senin ellerinde.

Bana demesi kolay olduğunu biliyorum. Ne çocuk sahibiyim, ne de her sabah saat 9 da masa başında olmam gereken bir iş için çalışıyorum. Ama baktığında bu da kişisel bir seçim işte =)

Fakat hayat herkesin aynı seçimlerin peşinden gitmesiyle devam etmiyor. Etmemeli de. İçinde bulunduğumuz koşullarda, seçtiğimiz hayat tarzında da  keyif almadığımız durumları değiştirebilmenin yolları olmalı.

Şayet siz de benim gibi sabah başlayan tüm gün devam eden, dur durak bilmeyen bir koşturmadan yakınıyorsanız, sabahları dingin bir başlangıç yapmayı deneyebilirsiniz.  Peki sabaha nasıl başlayabiliriz üzerine alternatifler neler olabilir ? Hiçbirimizin bilmediği şeyler değil. Ben sadece sevdiklerimi, bana iyi gelenleri listeleyeceğim. Sizin listeniz bambaşka olabilir. Önemli olan size sizi sunacak sakin bir sabah.

  • Sabah alarm çaldığı anda yorganı atıp yataktan fırlamamak. Gözleri açıp derin birkaç nefes alıp vermek. Kolları baş üstünden uzatıp ayakları point pozisyona getirip esnemek. Dikkat edin ayaklara kramp girmesin. Yavaşça anne karnındaki pozisyona gelip devrilmediğiniz taraftaki elinizin yardımı ile vücudunuzu yataktan çıkarmak.
  •  Bir bardak ılık su içmek. Mideye kötü gelmiyorsa ılık ve limonlu bir bardak su için. Kafaya dikmeyin. Yudum yudum, yavaş yavaş içtiğinizi hissederek farkındalıkla için.
  • Küçük adımlarla pijamalarınız üzerinizde evi turlayın, bir yandan ılık limonlu suyunuzun keyfini çıkartın. Camdan dışarı bakın. Biraz kendinizi düşünün. Ne kadar iyi olduğunuzu, güzel bir güne başladığınızı kendinize söyleyin. Eğer inanıyorsanız ve iyi geliyorsa şükredin. Yataktan kalkabildiğiniz, ayaklarınız üzerinde durabildiğiniz, çevrenizdeki her şey ile duyusal anlamda iletişimde olabildiğiniz için sükredin.
  • Bir kitap açın ve 5-10 sayfa okuyun.  Ya da,
  • Seveceğiniz, önceden belirlediğiniz bir bloğu okuyun. İnternette surf yapmayın. Sadece bir kaç yazı okuyun. Ya da,
  • Bir kaç sayfa yazı yazın. Ne yazmak istiyorsanız. İçerik önemli değil. Ya da,
  • Sadece oturup, camdan dışarı bakın. Sadece orada olun.

Tüm bunları yapmak, dingin ve kendinle bir sabaha başlamak, önce kendim sonra başkaları için gün başlasın demek adına 15-25 dk erken kalkmayı göze alın.

Deneyin. Deneyimleyin.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s