Toksik yöneticiler ve tavsiyeleri

Bu sabah bir öğrencim ile ders sonrası sohbet ederken konu insanların bizimle ilgili ne çok da fikri olduğuna geldi. Özellikle söz konusu iş hayatı olduğunda.

Ben de şöyle bir maziye uzandım. Ne çok insanın ne yapmam ve ne yapmamam gerektiği üzerine bana -sözde- nasihatlarda bulunduğunu düşündüm geçmiş zamanlarda. Hem iş hayatımda hem de özel hayatımda. Ve tabii ki onlara izin verenin ben olduğumu belirttim öğrencime ve bir nasihat veren de ben oldum o sırada. Nasihatımı verirken bir yandan benim ne dediğimi anlamaya çalış ama bir kulağından girsin diğerinden çıksın dedim. Dinle ama sonra unut gitsin dedim. Senin için en iyinin ne olduğunu sadece sen bilebilirsin diye de ekledim. Fikirlerini dahiyane bulduğum biri ”advice is always autobiography” demişti. Yani sen neyi, ne kadar deneyimlediysen onun çerçevesinde karşı tarafa nasihatta bulunabilirsin sadece.

Sanırım bu sözün ne demek olduğunu uzun uzadıya düşündükten ve anlamlandırtıktan sonra, insanlar bana kendileri sormaksızın onlara tavsiyelerde bulunmayı bıraktım.

İş dünyasında, arkadaş çevrende ve çoğunlukla ailende senin için en iyisini isteyen bazı insanlar yine senin için en doğru olanı tavsiye ederde bazen, gerçekten tavsiyelerde bulunurken nasıl da bu kadar kendilerinden emin olabilirler ?

Bu konuda deneyimlediklerime dayanarak iş dünyası üzerinden gideceğim;

Karşında fikirlerinden, duruşundan çok da emin olmadığın işten biri tavsiyede bulunmaya çalışıyorsa ki özellikle bu kişi müdürünse ya da üst seviye bir yönetici ise söylediklerini kibarlıkla dinle ve sonrasında hemen çöpe at. Kurumsalda seviye olarak senden üstte olan kişilerin nedense zihinsel olarak da (iş yapış biçimi dahi olsa buna inanmıyorum) senden daha çok gördüğü, geçirdiği ve bildiği düşünülür. Ortalığın, fikirlerini ve gönlünü geliştirememiş birçok yönetici ile dolu olduğunu farket, nazik bir şekilde tavsiyesini dinle ve koşar adım uzaklaş.

Yapmaman ve yapman gerekenler üzerine biricik tavsiye;

Yine bu toksik üst düzey yöneticilerden biri sana nerede nasıl davranman gerektiğine, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair -sözde- gelişimin için bir tavsiyede bulunurken, kendini, becerilerini sorgulamaya başlayıp, içsel gücünün azaldığını hissediyorsan bu duyguyu hemen farket ve içinde zehrin dolaşmasına izin verme.

Bunun yerine,

Nice & Smart şeklinde tabir edebileceğimiz bir davranış biçimi uygulamak hem içinde bulunduğun kurumun gerekliliklerini devam ettirmeni  hem de kendi gücünü başkasına vermemeni sağlayacaktır.

Üst düzey yöneticilerin, senden çok bildiğini sananların gücünü emmesine izin verme!

Nazik bir tavırla tavsiyeleri dinleyip, doğru bulduğun ve bulmadığın yerleri sakin ve kendinden emin tavrın ile (asla saldırgan ve alıngan değil) kendisine belirtip, teşekkürlerini sunarak yanından ayrıl.

İş hayatında her bir diyalog farklı dinamikler içerip davranış biçimlerinin buna göre değişmesi gerekmekle beraber, her zaman geçerli olan tek bir şey var ki; kendinden, yapabildiklerinden ve içerden sana seslenen sesten emin olmak ve kendi gücünü kimseye vermemek.

Şimdi bu yazıyı bitirdiysen tüm tavsiyelerimi dilersen çöpe at!

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s