İpler kimin elinde ? İş hayatı mı ? Sen mi ?

Bugün aldığım iki dersin bitişi akşam üzerine denk gelirken duşumu aldım ve akşam yemeğimi erkenden mideye indirdim. Hava açık, aydınlık, mis gibi. Salondaki pencerenin önü alabildiğine açık. Ağaçlar, uzakta görünen apartmanlar…Şanslıyız. Zamanında bu ev bize denk düştüğü için.

Havanın dinginliğinden midir nedir öyle bir dinginlik, kabullenmişlik, sadece var oluş hali var üzerimde. Nadir de olsa bazı anlar zihin o an da kalabiliyor sanki…

Son bir kaç haftadır yoğunluğuma rağmen ne kadar özgür hissettiğimi farketmeye başladım. Egzersiz öğretmenliği işine başlayalı 8 ay olmuş. Başladığım ilk aylara oranla 2  hatta 3 kat fazla öğrencim olmasına, haftanın günleri çok daha yoğun geçmesine rağmen kendimi son birkaç haftadır nasıl daha özgür hissettiğimi farkettim. Baya hoşuma gitti. Ne değişmişti ?

Muhakkak yepyeni bir işin yavaş yavaş oturuyor olmasının verdiği bir rahatlama var. Fakat beni özgürleştirdiğini hissettiğim asıl şey başka bir konu. Kurumsal iş hayatını bırakıp da bu yeni çalışma şeklini benimsemek istememin tam da asıl nedeni.

Kendi günlerimi ve saatlerimi kendi istediğim şekilde organize edebilmek. 

Belki ilk günlerden itibaren yine kendim belirliyordum öğrencilerin ders alacakları günleri ve saatleri. Tabii ki onların da programlarını konuşarak. Fakat son zamanlarda değişen şeylerden biri, öğretmenliğe başladığım ilk zamanlarda sormadığım ”bu hafta nasıl bir hafta geçirmek istiyorum ? ” sorusunu kendime sormaya başlamam oldu.

Örneğin; farkettim ki, son aylarda yoga hocalığı eğitiminin cumartesi pazar iki gün boyunca uzun saatlere yayılmış olması, Pazartesi günleri yoganın tam tersi bir bakış açısına sahip olan egzersiz üzerine ders verme isteğimi yok ediyor. Pazartesi günleri egzersiz ve kas çalıştırmak üzerine hiçbir şey düşünmeksizin hafta sonu boyunca yoga ile ilgili yeni deneyimlemiş olduğum şeyleri sindirmek istiyorum. Pazartesi günleri, vereceğim hiçbir dersi düşünmeden, sadece kendimle kaldığım, dinlenme günleri haline geldi son birkaç haftadır.

Salı günü ise bambaşka. 7-8 egzersiz dersi verdiğim, kuvvet antrenmanları ve 7-8 farklı öğrenci bedeni ve enerjisi ile çalıştığım, kendileri ile bambaşka diyaloglar kurduğum dopdolu bir gün.

Böyle böyle tüm haftanın, tek tek tüm günlerin kendimin ne yapmak istediği ile şekillendiğini, ben farketmeden içimdeki bir hissin bu şekilde yönlendirme yaptığını anladım.

Öğrencilerime ilk tanışma dersinde her zaman belirttiğim gibi, öğretmen-öğrenci, öğretme-uygulama söz konusu olduğunda asla tek taraf yok. Bir öğrenci ne kadar öğretmenini seçme hakkına sahip ise birebir çalışma uygulayan bir öğretmen de kendi verdiği öğreti ve uyguladığı sisteme göre öğrencisini seçme hakkına sahiptir. En azından benim inandığım ve uyguladığım bu. Ben de bunu zamanla ve deneyim ile anladım tabii ki. Bu sistemin, kişiye egzersiz yapma alışkanlığı oluşturtmada ve iş yapışta süreklilik kazanma konusunda çok daha köklü ve uzun vadeli olduğuna inanıyorum.

Bu noktada kendi günlerine, saatlerine verdiğin önem kadar öğrencinin programına ve isteklerine de saygı duymak ve son derece duyarlı olmak gerekiyor. Gerekirse uyumayı planladığın tek sabahında öğrencinin programı çok yoğun olduğu için sabah 6:00 da dahi antrenman yaptırtmayı uygun görmek gibi. Nihayetinde her bir öğrenci bir müşteri. İlişkiler gönülden bir alma-verme ile yürürken, karşında ki kişinin senin müşterin olduğunu her zaman aklında bulundurmak ve dengeli bir biçimde bunu ilişki içinde hissettirtmek oldukça önemli.

Bu yazıya iş hayatındaki seçimlerimiz ile nasıl da kendi gün ve saatlerimizi belirleyebiliriz sorusuna bir örnek olmak amacı ile başlamışken sanırım yazı daha çok freelance eğitim veren kişilere daha uygun hale geldi.

Herkesin kendine göre bir şey almış olduğunu düşünerek noktayı koyuyorum.

2 Comments

  1. öğretmenin sınırlarını belirlememesinin riski en çok yine kendine bence. karşısındakinin her kaprisine ayak uydurabilen biri olmamız bizi asla daha değerli yapmıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s