Olmazsa olmaz mamalarım

En başta bu yazıyı yazmak içimden gelmese de sabit beslenme listeleri sunan sağlıklı yaşam sitelerine inat kendimi ikna ettim yazmak için. Beslenme ile ilgili doğru yanlış illa ki bir takım gerçekler var. Örneğin o hamurları yersen poponun da hamurumsu bir kıvama geleceği gerçeği gibi. Ki bu bile tartışılabilir bence. Söz konusu kişinin genetiği bu işlerde rol oynuyorsa.

Bir arkadaşım vardı. Biz körpe genç bir kız iken bu kız günde 1 lt kola içerek nasıl selülitsiz kalabildiğini kendisi de inanamayarak bize gösteriyordu. Şimdi bu gen değil de nedir ? Otçul bir familyadan gelen karadenizli bir türk kızı olarak ise bakarsam bağ bakmazsam dağ kıvamı bir gen haritam olduğuna eminim. Bu nedenle gün içinde ağzıma attığım her lokmanın hesabını kendime muhakkak veririm. Antrenman, yoga pratiği ve koşu tüm haftana yayılmışken başka türlüsü de mümkün değil zaten. Bedenin sana kendisi bağırır yut o bir avuç cevizi diye.

Beslenme ile ilgili olan bilgim, ilgim sadece kendi merakımdan. Benimle çalışan öğrencimlerime de ilk söylediğim şeylerden biri beslenme ile ilgili kendilerine birebir yardımcı olamayacağım. Bunun için bir beslenme uzmanı ile çalışmaları gerektiği ve dilerlerse şahsi fikirlerimi, püf noktalarımı kendileri ile paylaşabileceğim şeklinde.

Tek bir besin listesi, şunu yersen kilo verirsin bunu yersen alırsın gibi bir şeye inanmıyorum. Her bir kişinin biricik özellikleri, biricik gen haritaları var. Her bir kişi bedenini iyi dinlemeyi, farkındalıkla yaşayıp, akıllıca beslenmeyi öğrendiğinde hangi besinin kendisine iyi gelip gelmediğini anlayabilir. Doğru yerden bakmayı başarırsan kimse senin bedenini senden daha iyi bilemez. Ama o farkındalığı yaratabilmek asıl konu zaten. Fazla dağılmadan konuya geri dönecek olur isek, ben o ders bu ders koştururken, ashtanga yoga pratiği, hiit ve koşularla bir hafta geçirirken nelerden vazgeçemiyorum onlardan bahsedeyim. Bana göre aktif spor yapan bedenin olmazsa olmaz, ver bana diye haykıracağı besinler; (yoga söz konusu değil bu noktada. Aksine yoga pratiğinin etkisi bende et yiyememek oluyor. Sindirim zorluğundan dolayı. Bir de ahimsa var tabii ama o başka bir yazı konusu.)

1- Ceviz (kavrulmamış,iç)

Karatay sever biri olarak ceviz benim ekmeğim. Hafta içi sabahları ekmeksiz kahvaltı günlerim. Cevizin üzerine 2-3 kaşık halis bal (yani balparmak değil) damlatıp gömüyorum kahvaltıda. Kahvaltı masası reçel ya da balsız olursa oturamayan ben için balı üzerine süremeyeceğim bir ekmeğim yok ise üzerine dökeceğim cevizim var. Kilo vermek istiyorsan balı dökmemeyi tercih et tabi. Cevizin yerini dönemsel olarak kavrulmamış badem de alabiliyor. Ceviz denince omega 3 denir hemen. Omega 3 denince de kalbin nasıl da korunduğundan bahsedilir. Antrenmanlarınla güçlendirdiğin kalp ve damar sisteminin bir destekçisi de ceviz olabilir o halde. Ayrıca iyi bir protein ve lif kaynağı. Ve içerdiği iyi yağlar sayesinde kan şekeriniz dengelenir zamanla. Muhteşemdir yani seviyorsan, alerjin yoksa ye.

2- Yumurta

Canım yumurta. Yıllardır babamın Kandıra köyünden getirdiği yumurtaları yiyoruz. Canım babam. Velev ki bittiyse üzerinde organik yazan yumurtaları ister istemez alıveriyorum marketten. Poşesi mi, haşlaması mı, tereyağında olanı mı, scrambled mı dersin her türlüsünü yapıyoruz evde mis gibi gömüyoruz mideye. Yumurtanın beyazıydı mavisiydi yeşiliydi geyiklerine girmeyeceğim. Kendinize iyi yumurta bulun ve toptan yiyin. Yumurta da yine protein ve omega 3 demek. İçinde bulundurduğu protein spor yapan bünyeler için enerji ve kas kütlesinin artışına yardımcı demek.

3- Hurma, siyah kuru üzüm, kuru kayısı

Bu bölüm tatlı sever bünyemi eğitebilmek için. Gün içerisinde şeker ihtiyacı duyduğumda bir fincan kahve ya da çayla 2-3 tane hüplettiğim gıdalar. Kuruyemişçiden, Malatya pazarından, kapalı çarşıdan alırken sorduğum ilk şey ” Abi bunda şeker yok di mi ? Bak valla hepsine koyuyorlar sen emin misin ?”.  Şeker kaplanmamış olanları bulun. Bu canavarlar olmazsa olmazlarım arasında. Öncelikle mutlu olmam, tatları ile damağımın şenlenmesi için varlar. Ayrıca enerji kaynağı, sindirim sistemine yardımcı ve her biri içinde önemli başka başka vitaminler içeriyorlar.

4- Kinoa ve Maş fasulyesi

Kolay, pratik, lezzetli. Hayat kurtarıcı salata malzemelerim. Her ikisini de bol lor peyniri, ceviz, yeşillik, zeytinyağı, limon ile karıştırıp yiyorum. Tabii ki varyasyonları dolu. Popüler olmak gıdalar söz konusu olduğunda pek de kötü olmuyor. İyi ki kinoa ve maş fasulyesi son yıllarda popüler oldu. İyi ki tanıdık. Yoksa hala tek tercihim kara köy bulguru olacaktı. Her ikisi de bolca protein, kan şekerini dengelemek ve sindirim sistemine yardımcı olmak demek. Seviyorsanız kaşıklayın.

5- Somon

Yoga pratiği sebebi ile uzaklaştığım kırmızı et (özellikle sindirememekten) ihtiyacımın yerini son yıllarda somon aldı. Canım et istediğinde ilk aklıma gelen somon oluyor. Genelde kinoa ile yan yana tüketiyorum salata şeklinde. Balık dedin mi zaten Omega 3 ve B12 vitamini ilk akla gelen. B12 demek yenilenmek tazelenmek demek. Annemin çocukluğumdan beri o balığı bitir diye kafama kakması anlaşılır bir şey. Bu vitaminin eksikliğinde yorgunluk, kansızlık vuku bulur bedende denir. Fakat bu migroslardan aldığımız uzak diyarlardan gelen somon balığı ne kadar iyi emin değilim. Bu konu ile ilgili bir araştırma kendi çapımda ayrıca yapacağım.

6- Muz

Ve muz. Sevdiceğim. Ayrılamadığım parçam. Yoğun çalıştığım, yemek yemeye fırsat bulamadığım günlerde yeri gelir sabah kahvaltım, yeri gelir öğle yemeğim olur. Her spor yapan kişi bilir ki hızlı enerji verdiği için muz hemen egzersiz öncesi yenilebilecek en güzel besinlerdendir. Mideyi hantallaştırmadan enerji verir ve seni egzersize hazırlar.

7- Yulaf

Çok yoğun ders vereceğim ve yumurtalı kahvaltı şansımın zamansal açıdan olmadığı günlerde bir önceki akşam sütte beklettiğim yulafa muz, fıstık ezmesi, ceviz doğrayıp yola koyuluyorum. Gerçekten müthiş tok tutuyor. Benim bünyem için 5 saat kadar. Özellikle uzun saatler tok tutuyor olması, yediğimde hantallık yapmaması, sindirime yardımcı olması benim seçme sebeplerim arasında. Bir de demir içerdiği ve bu sebeple kas ve kemiklerin korunmasına yardımcı olduğu için gücüme güç kattığını hissede hissede tüketiyorum.

Faydalı besinler ile akıllıca beslenmek fikrinin savunucusu olmak ile beraber yukarıda belirttiğim besinler benim tercih ettiğim, bana iyi gelen, beni mutlu eden besinler. Hiçbir şeye tek bir cevap olmadığı gibi spor ile iç içe yaşayan insanlar için de tek bir beslenme listesi olamaz. Kendi listeni bedenini dinleyerek, hangi besinin bedenine ve zihnine iyi gelip gelmediğini kendine sorarak yaratabilirsin. Karın doyurmak için değil de farkındalıkla yemek yemeyi deneyimlediğinde liste kendiliğinden oluşacaktır zaten.

Olmazsa olmaz mamalarım” için 2 yorum

    1. dogandicle

      avokado geçen yazdan beri nedenini bilmediğim bir şekilde mutfağımdan çıkmıştı. Belki çok tüketmiş olmanın sonucu olarak bilemiyorum. Fakat son 2 haftadır 2 günde bir sabah kahvaltılarıma ekledim. Şahane ferahlatıcı etkisi var sabahları benim için. Hocam o yüzden listeye ekle hiç durma =)

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s