Handstand ve dahası…

Hafta sonu boyunca devam eden yoga uzmanlaşma eğitimi sonrası yine binbir çeşit düşünce ve his arasında gidip geliyorum. İki gün boyunca konumuz hepimiz tarafından ilgi çekici bulunan handstand idi.

Yogaya başladığım ilk günden beri yoga pratiği ile pratiğin içinde hedef odaklı olmayı hiçbir zaman bağdaştıramadım. Ashtanga Vinyasa yoga bu anlamda hep soru işaretlerini yaratmış olsa da içimde bu sisteme devam ettim. Sistem belirli bir seriyi takip eden ve yeni bir asana (yoga pozu) yı ancak hocanın uygun bulması durumunda verilen gerçekten zorlu bir pratik. Yeni bir asana alabilmek sanki bir tür hak ediş gibi. Neyse. Gel zaman git zaman ve sanırım yoga uzmanlaşma eğitimi sayesinde Ashtanga Vinyasa ile ilgili soru işaretlerimi bir süre için rafa kaldırmaya ve ancak soru sorabilecek kadar yogayı pratik ettiğimde (10 yıl her gün gibi…Belki… ) bu sorulara geri dönmeye karar verdim. Yoga içerisinde dogmatik olamayacak kadar soru soran bünyeme bunda bir alamet vardır, şimdilik çok kurcalama, sen uygulamaya devam et dedim.

Uzun yıllar hedef odaklı yaşamaktan o kadar bıkmış olmalıyım ki yogayı sardım sarmaladım tüm hedeflerden, gollerden uzak tuttum içimde. Verdiği öğreti ve kendisini tekrarlamaması ile beni cezbeden, dogmatik olmak bir yana yogaya dair kendi tanımlarına dahi güvenmememiz gerektiğini düşündüren hocamın dersleri ile yogayı, nefesi anlamlandırmaya çalıştım sadece. Hal böyle olunca handstand gibi özünden, gerçek anlamından saptırılmış adeta sosyal medyada like almak adına yapmak için deli divane olunmuş asanalardan uzak durdum hep.

Ama bir yandan da hep şöyle düşündüm, bu pozlarda da (handstand gibi dışardan bakıldığında havalı görünen) bir hikmet olmalı. Diğer her bir asana ne kadar derinlikli ise onlar da öyle olmalı. Gerçekten bilemiyorum. Sadece ümit ediyorum ve öğretisine çok güvendiğim insanları dinlediğimde ya da okuduğumda düşündüklerim ile kesiştiğini gözlemliyorum.

Hafta sonu boyunca deneyimlediğimiz handstand çalışmalarına dönecek olursam, sanırım bunca zaman sosyal medya tarafından popülerize edilmiş olan o havalı pozlara girmemeye dair önyargımı ilk defa kırdım. Çünkü ilk defa, bugüne kadar pratik ettiğim yoganın biriktirdiklerini bu poza girişte, hizalanmada ve pozda duruş boyunca anlamlandırdım. Handstandin kendisi ile değil de ona giden yolda ve eforsuzca o pozda durabilmeyi sağlayan nefes, bandhalar ve doğru hizanın gücü ile sarsıldım. Bir kere daha yoganın öğrettiklerine hayran hayran bakakaldım.

Bu yazıyı da bunca zamandır yan yana matları serdiğimiz tüm eğitim arkadaşlarıma ithaf edeyim hadi. Ne demeye çalıştığımı en çok onlar anlayacaklardır.

Namaste.

Handstand ve dahası…” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s