Samimiyet

Kendime karşı ne kadar samimi olup olmadığıma dair ilk sorularımı sormayı akıl etmem sadece dört sene öncesine dayanıyor. Dört sene önce, hayatımı kazanmak için yaptığım işten çok sıkılmaya başladığım bir zamanda sorduğum ”hayatta gerçekten neler ile ilgileniyorum” sorusu kendimle apaçık, samimiyetle kalmamı sağlayan ilk şey oldu. Ondan sonrası zaten çorap söküğü gibi geldi. İster istemez…

Söz konusu ilgi alanlarımız, çalışmalarımız, hayatta merak ettiklerimiz olduğunda kendimize gerçekten ne kadar samimi olabiliyoruz ?

Hepimiz birşeyler öğrenmek, birşeylerin masterı olmak, birşeylerde ilerlemek ile ilgileniyoruz. Ya da çoğumuz diyelim. Peki bu ilgilendiğimiz alanlarda; felsefe, sanat, spor, iş dünyası… aklınıza her ne gelirse ya da içinizde her ne varsa, artık uzun süre tek bir konuya odaklanmamızın gittikçe zorlaştığı bir dönemde, ilgi alanlarımıza gerçekten ne kadar odaklanabiliyoruz ?

Odağımızın, ilgimizin derinliği de diğer herşeyde olduğu gibi hızlı ve geçici mi ?

İki akşam önce annemi de alıp Süreyya operasında Don Kişot bale gösterisine gittim. Gösteri sanatları oldum olası inanılmaz heyecanlandırmıştır beni. Karşımdaki sahnede verilen emeği gördükçe içim kıpır kıpır eder, baya duygulanırım. Bu son gittiğim gösteri, balede de yine benzer duygular yaşadım. Bir de bu defa, uzun süredir kendimde gidip gelip yokladığım samimiyet ve emek konularını gösteri boyunca da düşünüp durdum. Karşımda, uzun saatler, bıkmadan, bırakmadan, defalarca, tekrar ve tekrar çalışılmış, kazanılmış birşeyler vardı ki sahnedeki balet ve balerinlerin nasıl bir samimiyetle dansla ilişkilendiklerini iliklerime kadar hissettim. Biraz alakasız gelecek belki ama aynı hisleri bir futbolcunun top koşturmasında da hissederim. Büyük saygı duyarım bu adamların topla olan aşklarına, her gün defalarca yaptıkları antrenmanlara. Bale ve futbol dünyası arasında büyük motivasyon farklarının olabileceğini, milyon dolarlık transfer rakamlarını vs şu an katmayacağım konuma. Oldukça romantik ilerlemek derdim.

Üretmek, çıkarmak, yaratmak… Alan her ne olursa olsun  samimiyetle, gerçek bir ilgilenişle emek vererek adım adım ilerlemek ne kadar gerçek… Tüm bu hız çağında, herşeyin hızlı, çabucak yapıldığı ve çoğunlukla neden yapıldığının bile farkında olmadan öylece yapılan tüm eylemlerin yanında herhangi bir konu ile derinden, samimiyetle, emekle, yavaş ve adım adım ilgilenmek ne kadar büyüleyici.

Samimiyet, gerçek bir ilgi, sabırlı bir emek ile yaratılanla,  hızlıca, sadece olsun diye, yüzeysel bir anlık ilgi ile ortaya çıkanın farkı ne kadar da bariz.

Herşeyin gitgide daha yüzeysel bir zeminde oluştuğu, kolaycılığın yükselişe geçtiği bir dönemde kendi ilgi alanlarımız konusunda ne kadar samimiyiz ? İlgi alanlarımıza dair ne kadar emek verebilir, ne kadar derinleşebiliriz ?

 

 

 

 

 

 

Samimiyet” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s