Just Do It

Bugünlerde aklıma bolca düşen konu; az söz çok icraat gerekliliği. Yapmak istediklerimize doğru giden yolda, artık tek gerçekliğin yapmayı belirlediğin şey her ne ise kıçını kırıp oturup yapmak olduğunu net bir şekilde deneyim ediyorum.

Yapmayı istediğimiz onca şey var. Düzenli egzersiz yapmak, beslenmeye dikkat etmek, meditasyona başlamak, her ay bir iki kitap okumak vs…Hatta bazen hiçbir şey yapmamayı istemek. Yapılmak istenen onca şey varken, iş hayatı, yapmakla zorunlu olunan sorumluluklar derken, insan çoğunlukla akşam yatağı zor görüyor belki. Bazı dönemler hayatın bu denli yoğun olması kaçınılmaz. Hatta şu an ”ben hep meşgulüm” diye söylenen orta kademe jenerasyonum yöneticilerini de duyar gibiyim. Açıkça söylemek gerekirse, kendini kandırmayı artık bırak. He sen müthiş meşgulsün ama milyar dolarlık şirket Ceosu her hafta bir kitabı hatim edebiliyor. Ya gerçekten de mikro excel işlerinle vs sen aşırı derecede sözüm ona meşgul olurken, fikir üreten ve ne denli (gerçekten de…) yoğun olduğunu tahmin bile edemeyeceğimiz, seyahatten seyahata, toplantıdan yemeğe koşuşturan Ceo haftada bir kitap bitirebiliyor.

Sabah bir podcaste denk geldim. Yirmibeş yılın tecrübesi ile beynin nasıl odaklanıp, verimli bir şekilde üretim yapabileceğine müthiş kafa yormuş bir bey açıklıyordu. Leaders are readers. Fikir üreten, fikirleri ile iş hayatını şekillendiren bu insanlar nasıl oluyorda her hafta bir kitap bitirebilinecek (yaklaşık 320 sayfalık bir kitaptan söz ediliyor burada) bir zamanı kendine ayırabiliyor. Cevap basit, uygulaması hem yürek hem popo ister. Büyük harflerle PLANLAMA.

Uzun yıllar junior, orta düzey yeni yetme müdür vs olarak en şaşalı amerikan şirketinde çalıştıktan sonra kendi potansiyelimizin sistem tarafından nasıl da al aşağı edildiğini farkettiğimde hadi bana eyvallah dedim. Ve kendi kendinin patronu olduğunda şu planlama konusunun nasıl da hayati önem taşıdğını çok daha iyi anladım. Başında senden çıktı bekleyen yok, teslim tarihi yok, işin bitmesini bekleyen müşteri yok. İşte tam da bu yokluk durumu kendi potansiyelini daha da keşfetmeni sağlıyor diye düşünüyorum. Fakat ciddi biçimde planlı bir hayat sürmenin çıktı yaratacağı üzerinde ısrarcıyım. Açıkça inanıyorumki disiplinin olmadığı yerde sonuç alınamıyor. Yoga pratiğinden, düzenli egzersize, meditasyona oturuştan, kitap okumaya kadar herşeyin disiplinle ilerlemesi gerekiyor. Bunu, kendim için bulduğum çözüm olarak yazıyorum. Zaten buraya yazdığım herşey de bana göre, benim için çalışan her ne var ise. Fakat yine de disiplin olmasa da (örnek) yoga (asana) pratiğinde ilerlerim diyecek biri ile bu işin böyle olmadığına dair tartışabilirim =)

Yazın son günlerine girerken, sonbaharı, okulların açılışını, milletin şehre geri dönüşünü hep yeni bir dönemin başlangıcı gibi hissederim. Yeni yıldan daha çok bu dönem benim için yeni yıl gibidir. O yüzden olacak ki bu zamanlarda oturur yeni dönemde neler yapmak istediğimi yazar çizerim. Ve bu istediklerime dair gidecek yolu, planlamayı da resmetmeye gayret gösteririm. Sanırım bu işin birinci kısmı, ne istediğinden emin olmak ve planlama yapmak. Ardından uygulama geliyor. Burda da aklıma, gönlüme düşen tek şey var, Just Do It… Sadece yap. Sonucunu bilmeden. Beklenti içinde olduğun bir sonuç, hedef kendine yaratmadan. Sanırım bu bazı soruları doğuracaktır içinde. Hedef yoksa, hayal ettiğim sonuç yoksa o zaman nasıl motive olup devam edeceğim ? vs… Bu kıştı sanırım, hocamla sohbet ederken buna benzer bir ikilemi yaşayıp kendi içimde olmasını umduklarım, beklediklerim (yoga ve insanın hayat yolu ile bağlantılı bir konuda…) olmayacaksa yogaya ve yola nasıl devam edebilirim ? nasıl kendimde bu motivasyonu bulabilirim ? e benzer birşeyler sormuştum. O da bana kendi muhteşem diliyle =) ”ilham ve motivasyon insanın ya kendi içinde vardır ya da yoktur. Yola devam etmek için ilhama ve motivasyona ihtiyaç duymak ciddi bir ilüzyondur” demişti. Şimdi şimdi ne demek istediğini biliyorum. Yaşıyorum, deneyim ediyorum.

Hayatımızda yapmak istediklerimizi gerçekleştirebilmek için gol odaklı, hedefi belirlenmiş hiçbir şeye gereğimiz olduğunu düşünmüyorum artık. Sadece ne yapmak istiyorsak, planlı ve disiplinli bir şekilde yapmaya devam etmek var benim için. Sonuç ne olacak, sana ne getirecek sormadan, ileriye bakmadan. Şu anda yapmayı planladığın her ne ise sadece yapmak. Sonrası, sonucu, bizim ilgileneceğimiz konu değil. Düşüncesi bile fazlasıyla huzur verici.

 

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s