İlk Hindistan seyahati; yola çıkış, muhteşem bir okul ve çılgın şehir Delhi…

Bu yıl Nisan ayında 3 hafta için ilk Hindistan seyahatime doğru yola çıktım.  Bu seyahate müthiş bir anlam yüklemiştim kendi içimde. Bir şekilde içimdeki birçok sorunun cevabını hissel olarak oraya gittiğimde bulacağıma dair derin bir inancım vardı.

Hislerle kalmak

Oldum olası defter kalem beraber yaşamışımdır. Çantamda, yatağımın başucunda, salonda… evin her yerinde bir defter bulunur. Hatta kız kardeşime şunu demişliğim bile vardır ” Seda, bana beklenmedik bir şey olursa eve gir, tüm defterlerimi topla ve yak” herşey, herkes ve özellikle kendimin en pis tarafları hakkında yazmış olabilirim.

Koşu sonrası içeceği

Özellikle sabah koşuları sonrası, büyük özen gösterdiğim kahvaltılara ayırdığım vakitten yemem gereken zamanlar başladı. Sezonun açılması, sabah öğrencilerine yetişme durumu derken iki yumurtamı gömdüğüm mükellef kahvaltı tabağımı bazı koşular sonrası hazırlayamaz oldum. Ben de çözümü ecnebi koşu kardeşlerimin smoothielerine yönelmekte buldum. Koşunuz sonrası zamanınız azsa ama koşunun kaybettirdiklerinin yerini adamakıllı doldurmak niyetindeyseniz aşağıda tarifini paylaştığım tarz […]

Pazarcı geldi hanım

Derslerin az olduğu bugünü fırsat bilip hedeflediğim pazar çıkarmamı yapmak için yola koyuldum. Bizim eve yakın, lokasyon olarak tercih edeceğim iki pazar bulunuyor. Biri çarşamba günleri Ortaköy’ de ki pazar bir diğeri ise perşembe günleri kurulan Ulus sosyete pazarı. Ben bugün Ortaköy pazarı ile pazarcılık alışkanlığıma start verdim. Umuyorum ki bu bir alışkanlığa dönüşsün. Haftaya […]

Krizi fırsata çevirmek

Geçtiğimiz hafta sonu bir çift arkadaşımız ev oturmasına geldi akşam. Saatlerce süren sohbetin konu başlıkları arasında bolca hayat, gidişat, ekonomik durum, alım gücümüzün nasıl düştüğü, ekonomi aracılığıyla elimizden alınanlar… vardı. Hayata ve getirdiği boktanlıklara dair ahlanıp vahlanmayı hiç sevmeyen ben dahil hepimizi bir karamsarlık aldı gitti. Aynı günün sabahı başka bir arkadaş grubu ile toplandığımızda […]

Ursula…

Birkaç gün önce elim okumadığım bir Le Guin kitabına gitti. Le Guin’ i bilen bilir. Beraberinde tabii ki Yerdeniz Serisini de. Bu seriyi hiçbir zaman ardı ardına okumayı düşünmemişimdir. Sanki serinin her bir kitabının benim için bir zamanı var gibi gelmiştir. Ve bu zamanı belirleyecek olan şeyin de beni iki üç gün önce kütüphaneye götüren […]