Yeni bir dönem…

Processed with VSCO with f2 preset

 

İliğimi kemiğimi kurutan projeleri bitirip sonunda rahata erdim. Bitirme tarihiydi, kelime sayısı zorunluluğuydu, yazım kurallarıydı, MBA bitirme tezini yazmak benim için tam bir sınamaydı.

Devamını oku

Tembellik Hakkı!

MBA bitirme projesinin kafamda sürekli hadi beni yaz diyen sesi öyle çılgınca yükselişe geçmiş olmalı ki şu an bu yazıyı yazmayı projeyi yazmaya yeğliyorum. Hiç huyum olmayan bir şekilde oturmuş olduğum kafenin -Baylan bebek- menüsünden kendime göre bir çılgınlık yaparak saat 16:00 sularında bir adet Hendricks cin tonik söyledim.  Nezih şekilde kahve pasta yenilen bu kafede 30 larının başında yalnız bir kadının daha akşam olmadan cin söylemesine garson kız bile şaşırdı sanırım. Tüm teslim tarihlerine, zorunluklara inat denizi izleyip, cin toniğimi yudumlayıp beni güldürecek birkaç yazı okuyarak ve aklımdakileri yazarak öylece geçiriyorum saatlerimi. Tembel olmaktan ilk defa sonuna kadar zevk alabiliyorum. Bir yandan içimi deşeleyen endişe yumağı hadi yaz diye mızmızlanıyor bir yandan tembelliğimle ilk defa barışıyorum. Pipetten çıkan, artık bittiğini anlatan garip seslerle cin toniğimi içmeyi sonlandırıyorum. Şimdi bir kahve söyleyip projeyi yazma zamanı. Yersen…

Olamama halimiz

Hep bir şeylerin eksik olduğunu hissetmemiz. Daha doğrusu zannetmemiz.

Nedir bizi sonunda olduracak şey ? Hayalimizdeki role yükselmek, hedeflediğimiz kiloya inmek, çok sevecek olan kadını ya da adamı bulmak, o evi almak, her şeyi bırakarak güneye yerleşmek…

Hedeflemek, planlamak, aksiyon alıp ulaşmak güzel olmasına güzel de hep o günün birinde olmasını beklediğimiz halimiz bir türlü gelmiyor sanki ? Yoksa bir üstadın dediği gibi bu olamama halimiz öz belası mı ? Yani varoluşsal bir sıkıntı mı ?

Devamını oku

Evlilik dediğin…

Önümde bir sıra insan kahve almak için beklerken, yeşil logolu kahve devinin double shot lattesini yudumluyorum. Evli olduğunu tahmin ettiğim bir çifte takılıyor gözüm sırada. Ve evlilik dediğin şey üzerine düşünmeye başlıyorum.

Devamını oku

Mutluluk yarışları

Bir dönemin depresiflik rüzgarı yerini mutluluk konseptine bıraktı.

Kurt Cobain’in depresyon hırkasını üzerimizden atıp Instagramda kocaman gülüşler koyduk suratımıza.

Onca işin, gücün, meşguliyetin, koşturmanın içinde ”Hey ben çok mutluyum, görüyor musun mutluluğumu ? Bak işte fotoğrafım. Bak bak burada videom işte” dercesine yeni yüklemeler yapıyoruz sosyal medyada.

Devamını oku

Plansız yaşamın aksine

Üniversite sınavına hazırlandığım yıl boyunca her hafta bir A4 kağıda haftanın yedi gününü yazıp altına da kaç test, soru ve hangi alanlarda olacaklarına dair pazar akşamından haftalık planlama yapıyordum. Çözeceğim soru adetleri ve test tipi -türkçe, matematik, sosyal…- haricinde bir de konu çalışma saatlerim ve günlerim vardı. Her birini özenle belirler ve kendi kafama göre üst üste yığılmamaları adına bölüştürmeler yapardım hafta boyunca. Aynı bir hafta boyunca yapacağınız egzersizlerin bir gün bacak çalıştırmaya, diğer gün karın bir diğer gün tüm vücut çalıştırmaya ayrılabileceği gibi.

Devamını oku

Onaylanma ihtiyacımız

Biz, günümüz modern toplumlarının insanları, suya duyduğumuz ihtiyaç kadar yoğun onaylanmaya, kabul edilmeye, sevilmeye dair olan ihtiyacımız.

Kimisi işinden kimisi eşinden, kimisi arkadaşından kimisi anne babasından onay bekler de durur… Birisi güzelliği için, diğeri başarısı için, bir başkası iyi bir baba olduğu için…

Devamını oku